3447 SORU: ÇOCUĞUM ÇOK İÇİNE KAPANIK, OKULDA ARKADAŞ EDİNEMİYOR, AÇILABİLMESİ İÇİN NE YAPMALIYIZ?


SORU: ÇOCUĞUM ÇOK İÇİNE KAPANIK, OKULDA ARKADAŞ EDİNEMİYOR, AÇILABİLMESİ İÇİN NE YAPMALIYIZ?

      A  a  +  -   
Yazıyı büyüterek okumak için A a  + - kullanınız.

    SORU: ÇOCUĞUM ÇOK İÇİNE KAPANIK, OKULDA ARKADAŞ EDİNEMİYOR, AÇILABİLMESİ İÇİN NE YAPMALIYIZ?
     
      Cevap: İçe kapanık çocuklar kendilerini yeterince ifade edemezler, duygularını, düşüncelerini anlatabilmekte zorlanırlar. Bu durum, özellikle yeni ortamlara uyum sağlamakta zorluk yaşamalarına neden olur. Çünkü yeni, tanımadıkları ortamlarda kendilerini güvensiz hissederler. Kendilerini anlatmaktan çok anlaşılmayı beklerler. Ancak karşısındakiler kendi yaşlarında ve olgunluktakiler olduğunda bekledikleri anlayışı göremezler. Bu nedenle arkadaşlık kurmakta zorlanırlar.
     
      Bu çocukların güven duygularının güçlendirilmesi gerekir. Öncelikle kendini ifade etmesi konusunda teşvik edilmeliler. Hoşlanmıyorsa istemiyorsa “hayır “ demesi, olumlu duygusunu da söylemesi ( yetişkin bu konuda kendisi ile ilgili olarak örnek olmalı ), düşüncelerini anlatabilmesi sağlanmalı. Sosyal ortamlar içinde bulunması sağlanmalı. Eve arkadaş çağırma , doğum günü davetlerine katılma, bir spor aktivitesine katılmasını sağlama, yaşına uygun tiyatro, gösterileri izlemesini sağlama gibi. Sosyal çevrenin düzenlenmesi bişey yarayabilir. Anne, sınıftan anlaşabileceğini düşündüğü aileler ile iletişimi geçebilir, bu çocuklarla okul dışında bir oganizasyon yapılabilir. Okul dışında birlikte zaman geçirmek çocukların okul içindeki arkadaşlıklarını da etkileyebilir. Birbirlerini tanıdıkça oyuna davet etmek ya da edilmek daha kolaylaşabilir.
     
     
     
     
      YGS VE LGS´ YE GİRECEK ÇOCUKLAR VE EBEVEYNLERİ
     
      Ortanca kızım Irmak´ı dershaneden aldım, eve dönüyoruz. Bugün girdiği deneme sınavından bahsediyor.
      "YGS sorularını çalışmışım ama LYS daha tam değil" dediğinde acıyarak yüzüne baktım. Oysa bir gün önce yolda giderken bir güzel fırça çekip, yeteri kadar çalışmadığını, böyle giderse doğru dürüst bir okula giremeyeceğini söylemiştim. Ufacık zayıf bir çocuk, gerçekten çocuk ve üzerinde bütün hayatını etkileyeceğini düşündüğümüz bir sınav yükü var. Gençler hayatlarının en güzel yıllarında önce orta öğretim için yapılan ve adı sürekli değişen, OKS, SBS sınavlarına, sonra bizim zamanımızda ÖSS olan şimdilerde YGS - LYS denilen sınavlarda yaşıtlarıyla yarış halindeler.
     
     
      Ortanca kızım bir gayret test çözmeye çalışırken arkadaşlarının anne ve babaları hakkında da yorumlar yapıyor.
      ... annesi sınav öncesinde kızına "Güzel kızım inşallah sınavın iyi geçer." diye mesaj çekiyormuş.
      Evde onun istediği yemekler yapılıyor, o çalışırken televizyon izlenmiyor, bütün aile sessiz duruyorlarmış.
      Üzerime alınıyorum, bozuluyorum. Zaten kızımın da amacı bu galiba. Ben de karşı atağa geçip;
      "Arkadaşının puanları o kadar iyi değil demiştin. Ters tepki vermiş demek ki."
      Bu çocuğun hangi okulu kazanacağını merakla beklemiyor değilim.
      Anneyi de tenha bir yerde görsem bir güzel benzeteceğim.
      Çocuğu üniversite sınavına hazırlanan ebeveynlerde genellikle anneler daha etkin bir rol oynuyor çocuk üzerinde. Babaların etkisi işin parasal boyutunda.
      "Bu yıl sınavı kazanamazsan gelecek yıl dershaneye falan yollamam haberin olsun."
      "Özel bir okulda okuyacağını sanıyorsan yanılıyorsun, dört yıl boyunca okul parası vereceğime ev alırım o parayla daha iyi."
      "Dershane ve özel hoca parasıyla arabamı yenilerdim" diyen babaların yanında annelerin tepkileri daha duygusal.
     
      "Nurcan´ın kızı dershanede birinci olmuş, sen ilk üçe giremedin."
      "Oğlum Tıp Fakültesini kazandı demek istiyorum"
      "Bir yeri kazanamazsan kalpten giderim valla." diyen anneler çoğunluktadır.
      Ama annelerin ve babaların ortak kullandığı bir dil vardır ki baba olmama rağmen sinir oluyorum.
      "Biz yapamadık, o yapsın."
      - Sen yapsaydın o zaman.
      Her baba gibi kızımın iyi bir okula girmesini istiyorum tabi ama en çok istediğim şey biraz klasik olacak ama onun mutlu olacağı bir işi yapması.
      Çevremde sırf ailesi istedi diye istemediği bölümlerde okuyan, bu yüzden mutsuz okudukları dalda çalışmak istemeyen çocuklar biliyorum.
      Yol boyunca derslerden, sınıfından, hocalardan konuştuk.,yemek hazırladık, hep birlikte yedik.
      Baktım bilgisayara uzanıyor hemen seslendim.
      "Sadece bir saat.. Sonra doğru çalışmaya"
     
     
      ASIL FAKİRLİK
     
      Günlerden bir gün bir baba ve zengin ailesi oğlunu köye götürdü. Bu yolculuğun tek amacı vardı, insanların ne kadar fakir olabileceklerini oğluna göstermek. Çok fakir bir ailenin çiftliğinde bir gece ve gün geçirdiler.
      Yolculuktan döndüklerinde baba oğluna sordu,
      "insanların ne kadar fakir olabildiklerini gördün mü?"
      "Evet!"
      "Ne öğrendin peki?"
      Oğlu cevap verdi,
      "Şunu gördüm: bizim evde bir köpeğimiz var, onlarınsa dört. Bizim bahçenin ortasına kadar uzanan bir havuzumuz var, onlarınsa sonu olmayan bir dereleri. Bizim bahçemizde ithal lambalar var, onlarınsa yıldızları. Bizim görüş alanımız ön avluya kadar, onlarsa bütün bir ufku görüyorlar."
      Oğlu sözünü bitirdiğinde babası söyleyecek bir şey bulamadı. Oğlu ekledi, "Teşekkür ederim baba, ne kadar fakir olduğumuzu gösterdiğin için!”
     
      ÖYLE KARŞILA Kİ;
      Çocuğunu öyle karşıla ki; eve geldiği zaman, en güzel yere geldiğini hissetsin...
     
      Eşini öyle karşıla ki; yanına geldiği zaman, en doğru insana kavuştuğunu hissetsin...
     
      Anneni öyle karşıla ki; doğumundaki ağrıları lezzetle takas etsin...
     
      Babanı öyle karşıla ki; ömür boyu bir başka evlada imrenmesin...
     
      Fakiri öyle karşıla ki; ona serdiğinden büyük, bir sevgi sofrası sersin...
     
      Zengini öyle karşıla ki; gönlünü gördüğünde, kendi gönlünün fakirliğinden kahretsin...
     
      ŞAHİT
     
      Bir davada tanıklık etmesi için kürsüye yaşlı bir teyzeyi çağırırlar. Kadın yerine oturur ve davalının avukatı kadına yaklaşır.
     
      - Bayan Jones. Beni tanıyor musunuz? Yaşlı teyze cevap verir:
     
      - Ah evet Bay Williams sizi çocukluğunuzdan beri tanıyorum. Siz taa o zamanlar bile aileniz için tam bir baş belasıydınız. . Sürekli yalan söylüyorsunuz,
      karınızı komşunuzla aldatıyorsunuz ve en yakınım dediğiniz insanların arkasından konuşuyorsunuz. İki dolar fazla kazanmak için herkesi satarsınız...` Davalının
      avukatı başta olmak üzere bütün salon şok olur.. Adam ne yapacağını bilemez bir halde kadına tekrar sorar:
     
      - Peki Bayan Williams, ya karşı tarafın avukatını tanıyor musunuz?
     
      Kadın yine cevaplar:
     
      - Elbette tanıyorum. Çocukluğunda ona dadılık yapmıştım. Tembel, ödlek ve alkolik adamın tekidir. Etrafında bir tek dostu yoktur ve herkes onun hala geceleri
      altına kaçırdığını söylüyor. Yine herkes şokta. Bütün salonu bir uğultu kaplar. Hakim kürsüye tak tak tak vurup herkesi susturur ve her iki tarafın avukatını
      da kürsüye çağırır. Ve ikisine de eğilmelerini söylerek kulaklarına şunu fısıldar...
     
      - Eğer bu kadına beni tanıyıp tanımadığını sorarsanız ikinizi de harcarım.
      RAKAMLAR
     
      Aşağıdaki harflerin yerine, 1´den 5´e kadar rakamlar yazarak işlemleri tamamlayabilecek misiniz?
      xy + zb = 75
      cb+ yz = 73
      yx + zx = 70
     
      Çözüm:
      54 + 21 = 75
      31 + 42 = 73
      45 + 25 = 70
      1= b 2= z 3= c 4= y 5= x
     
     

         28.03.2012 - 3447              382   Defa Okundu.

FOTO ALBÜM


Edemit ÖNCE KÖRFEZ GAZETE'sine E--mail gönder: eposta@oncekorfez.net

Yazıcı çıktısı alırken Lütfen görüntülenen dosyaya için  DÜŞEY sayfa ayarı yapınız.